|
Tüm
Yüzme Ailesi, Star Gazetesine Tepki Gösterdi.
“YÜZÜCÜLERİ SEÇİM MALZEMESİ OLARAK KULLANMAK AYIPTIR.”
Bedensel Engelliler
Federasyonu seçimleri öncesi, engelli bir yüzücünün milli takım kampında
çekilen masumane fotoğraf ve ağzından çıkan sözlerin çarpıtılarak haber
yapılması, yüzme camiasında şok etkisi yarattı.
Mevcut federasyonu
kötülemek ve bundan bazı çevrelerin yarar sağlaması için yapılan bu
hayali haber, 26 Kasım’da Afrika’daki Dünya Şampiyonasına gidecek olan
sporcu ve diğer takım arkadaşlarını olumsuz yönde etkiledi.
Habere çok büyük tepki
gösteren Bedensel Engelliler milli takım antrenörü Osman Çullu, ”
Bedensel engelli yüzücüler özür durumlarına göre S1 ile S10 arasında
sıralandırılarak yüzdürülürler. Söz konusu sporcunun ölçümü İsveç’te
2001 yılında Uluslar arası IPC yarışları sırasında S7 olarak ölçüldü. Bu
ölçümler kesinlikle değişmez. Ayağını biraz daha keselim, S6 ya da S5 ol
da madalya alalım diye hiçbir kimse böyle bir insanlık dışı teklifi
yapmaz. Bu laflar olsa olsa, seçim öncesi yapılan çirkin bir
propagandadır. Çok üzüldük.”
Haberi okuduktan sonra üzüntüden kaslarının kasıldığını ve moral
çöküntüsüne girdiklerini söyleyen takımdaki diğer yüzücüler ise, insan
böyle bir şeyi düşmanına yapmaz derken, yüzmeye yakın çevreler ise olayı
şöyle yorumladılar.
“-Bir gazeteci,
haberi birinci sayfadan çıkarsa o haberden çok para kazanır. Bazı
gazeteciler de daha fazla kazanmak için sansasyon yaratmak ya da
haberlerine yalan katarak sayfa atlamak isterler. Bu haber de öyle
kokuyor. Çünkü, haberde çok fazla abartı var. Ayrıca ne bir federasyon
yetkilisi, ne de bir başka insan, madalya uğruna gel senin ayağını biraz
daha kestirelim de sen bir alt kategoride yüz demez. Zaten bu insanlığa
da sığmaz. Çok ayıp. Ayrıca bu sporcu, doğuştan ayakları diz üstünden
olmayan bir insan. Kim neyin yeniden kesilmesi gibi bir istekte
bulunabilir. Bunlar tamamen çamur at izi kalsın politikası ile yapılmış
bir haberdir ve seçimlere birkaç gün kala olması ise çok düşündürücüdür.
Yapılan bu ayıbı ne bir siyasetçi ne de birbirine düşman ülkenin
insanları yapar. Bu insanlık değil, sadece dolduruşa gelip, masum bir
sporcuyu yaralamaktan öte başka bir şey değildir. Yargının bu duruma el
koyması ve birilerinin bu haberi yapanlar hakkında suç duyurusunda
bulunması gerekir. Çünkü nasıl ki, savaş halindeki bir ülkede ordu
hakkında kötü haber yapmak idam suçu ise, bu ülke için mücadele vermeye
gidecek sporcuların azim ve çalışma şevkini kırmak da aynı suçu
işlenmesi demektir.”
(www.turkyuzme.com
sitesinin 18.11.2006 tarihli haberinden alınmıştır.)
|